Merhaba ve Seçkin Akademik Tarih kanalımıza hoş geldiniz!
Bu kanalda tarihin büyüleyici dünyasını hep birlikte keşfedeceğiz.
Olayların nedenlerini, sonuçlarını ve ders kitaplarında bulamayacağınız ayrıntıları inceliyoruz. Amacımız, tarihi ezberlenen bir bilgi yığını olmaktan çıkarıp, üzerinde düşünebileceğimiz, tartışabileceğimiz canlı bir alan haline getirmektir.
Abone olmayı ve bildirimlerinizi açmayı unutmayın, her yeni videomuzla tarihe bakış açınızı değiştirmeye hazır olun!
Tarihinin gizemli sayfalarında keyifli yolculuklar dileriz, tarihle kalın, hoşça kalın.
Seçkin Akademik Tarih
Gece uzun olabilir…Şehirler yakılmış…Minareler susturulmuş…
Topraklar cetvellerle parçalanmış olabilir…Fakat bir hakikat vardır ki;
Ne tanklar onu ezebilir…Ne propagandalar onu susturabilir…
Ne de geçen zaman onu kalplerden silebilir…Bu ümmet, asırlar boyunca yaralansa da hiçbir zaman ölmedi.
Çünkü bu ümmetin sahibi Allah’tır.
Ey çöllerin vakarını taşıyan Arap kardeşlerim…Ey dağların sabrını ve cesaretini omuzlarında taşıyan Kürt kardeşlerim…Ey bozkırların iradesini, devlet aklını ve cihad ruhunu miras alan Türk kardeşlerim…Sizler birbirine yabancı üç millet değilsiniz.
Sizler aynı secdede gözyaşı döken…Aynı ezanla dirilen…Aynı Kur’an’ın etrafında birleşen…Aynı Peygamber’in ümmeti olan kardeşlersiniz.Sizler aynı bedenin üç ayrı uzvu…Aynı kalbin üç ayrı damarısınız. Bir zamanlar Şam’da yükselen ezan İstanbul’da yankılanırdı…Bağdat düştüğünde Diyarbakır’ın yüreği yanardı…
Kudüs ağladığında Kahire’nin gözleri dolardı…Çünkü o günlerde ümmeti ayıran duvarlar yoktu.
Irkların kibri yoktu. Sahte sınırlar yoktu. İmanın birliği vardı. Tevhidin nuru vardı. Kardeşliğin izzeti vardı.
Sonra karanlık bir imtihan başladı…
Yüzyıllardır İslam ümmetinin dirilişinden korkan emperyalist güçler ve içerideki işbirlikçileri harekete geçti. Birinci Dünya Savaşı’nın dumanı yalnız şehirleri değil, hafızaları da boğdu. İngiliz altınları, Fransız vaatleri, satın alınmış kalemler ve sahte milliyetçilikler devreye sokuldu.
Türk’e dediler: “Arap seni arkandan vurdu.” Arap’a dediler: “Türk seni ezdi.” Kürt’e dediler: “Bu iki millet sana düşman.” Ve aynı kıbleye yönelen insanlar birbirinden şüphe etmeye başladı… Oysa Çanakkale’de aynı siperde omuz omuza şehit düşenlerin kanı hâlâ aynı toprağın altında karışıktı. Kut’ül Amare’de, Yemen’de, Trablusgarp’ta ve Filistin’de can veren dedelerimizin duaları aynı semada yankılanıyordu. Çünkü bizi birbirimize bağlayan şey ne kan idi…Ne ırk idi…Ne de haritalardaki çizgiler…Bizi birbirimize bağlayan şey: “La ilahe illallah Muhammedün Resulullah” hakikatiydi. İşte bu yüzden düşmanlarımız ordularımızdan önce hafızamızı hedef aldı. Tarihimizi tahrif ettiler… Çocuklarımıza nefret öğrettiler… Televizyonlarla, dizilerle, sosyal medya ile ümmet şuurunu yok etmeye çalıştılar. Bizi aşiretçiliğe sürüklediler…Bizi ırkçılığa sürüklediler…Bizi fitneyle birbirimize düşman etmeye çalıştılar…Ve en sonunda…
Kardeşi kardeşe düşman edenlerin ümmetten değil, düşmandan olduğu unutuldu. Fakat unuttukları bir şey vardı: Ümmet bazen yorulur…Ümmet bazen gaflete düşer…Ümmet bazen parçalanır gibi görünür… Ama ümmet asla ölmez! Çünkü Allah’ın nuru söndürülemez. Bugün belki Türk ayrı bayrak altında…
Arap farklı rejimlerin gölgesinde…
Kürt ise başka hesapların ortasında bırakılmış olabilir… Lakin bunların hepsi geçicidir. Çünkü hakikat güneş gibidir. Bulutlarla sonsuza kadar örtülemez. Bir gün uyanış mutlaka başlayacak…Riyad’daki bir genç Gazze’nin acısını kendi bağrında hissedecek. Diyarbakır’daki bir çocuk Kudüs için ağladığında İstanbul’un minareleri titreyecek. Şam’ın ezanı Anadolu’nun dağlarında ruhları yeniden ayağa kaldıracak. Ve o gün…Kudüs’ün taşları yeniden tekbir sesleriyle uyanacak. O gün insanlar şu hakikati anlayacak: Bizi birbirimizden koparan şey milletler değildi. Bizi birbirimizden koparan; korkak yöneticiler, satılmış elitler, emperyalist projeler ve kalplerimize ekilen fitne tohumlarıydı. Zincirler kırıldığında Türk, Arap ve Kürt yeniden kardeş gibi sarılacak.
Çünkü Malazgirt’in ruhu ölmedi.
Çünkü Selahaddin’in sancağı düşmedi. Çünkü Çanakkale’nin şehitleri hâlâ ümmetin dirilişini bekliyor. Ey ümmetin evlatları!
Size yıllarca yalanlar öğrettiler ki birbirinize düşman olasınız.
Şimdi yeniden birbirinizi hatırlama vaktidir. Şimdi aynı kıblede birleşme vaktidir. Şimdi tevhid sancağının altında toplanma vaktidir. Türk…
Kürt…Arap…Aynı ümmetin üç büyük muhafızı…Aynı yaranın üç parçası…Aynı dirilişin üç büyük ordusu…Ve bilin ki: Sınırları cetveller çizdi…Kardeşliği ise Kur’an-ı Kerim kurdu. Onlar yüz yıldır ümmeti parçalamaya çalışıyor…Ama unuttukları bir şey var: Bu ümmetin sahibi Allah’tır. Çünkü Allah’ın vaadi haktır. Gece ne kadar karanlık olursa olsun…Sabah mutlaka doğacaktır.
Dr. Armağan Seçkin
1 week ago | [YT] | 12
View 22 replies
Seçkin Akademik Tarih
Hazır olun. Bu akşam iki büyük yalanı yıkmaya geliyoruz!
2 months ago | [YT] | 30
View 1 reply
Seçkin Akademik Tarih
Ramazan-ı Şerifiniz hayırlara vesile olsun İnşallah.
3 months ago | [YT] | 14
View 0 replies
Seçkin Akademik Tarih
Herkese selam olsun. Özellikle incelememizi istediğiniz konu yada konular varsa benimle temas kurmaktan çekinmeyin. Kendinize iyi bakın. Birlikte daha güçlüyüz.
8 months ago | [YT] | 28
View 13 replies