Merhaba, ben Eda Baysal.

Olayları yaşam penceremizden gözlemlerken, bize ulaşan ilhamlar ve işaretler farklı da olsa, hepimize aktarılan büyük resmi birlikte görebilmemiz için buradayım. Dış dünyanın bizden ayrı olmadığını; bilinçaltı, bilinç ve fiziksel alanlarımızı yeniden keşfetmek isteyen herkesi bu yolculuğa davet ediyorum.

Bu kanalda psikoloji, sembolizm ve kadim bilgilerin disiplinlerarası bir sentezi yapılmaktadır.

"Ab uno disce omnes"





Eda Baysal

3 weeks ago | [YT] | 0

Eda Baysal

1 month ago | [YT] | 0

Eda Baysal

Akrep dolunayı devam ederken siz ne hissediyorsunuz?

1 month ago | [YT] | 2

Eda Baysal

Kontrol mü, teslimiyet mi?

Bu yazıyı yazma isteğim de tam mide bulantısı gibi… Kusmadan hemen önceki o an gibi. Kusmayı engellemek, her şeyi kontrol etmek istersin ya…
Bir dakika, kusmayacağım dersin. Ama midenle yemek borun tam tersini söyler aslında; bir şeyler kontrolsüzce yukarı çıkar.
Bedenini kontrol edemezsin…
(Beden teslimiyeti çok iyi biliyor, değil mi?)

Bizi büyüten kontrol müdür, yoksa akışa teslim olabilme yetimiz midir?
Hızın bizi ele geçirdiği bu mantık çağında, hatta yapaylık çağında, her şeyi kontrol etmek mümkün mü?
Gün hızlı, izlediklerimiz hızlı, yaptıklarımız hızlı… Ne yaptığımızı bilmediğimizde bile hızın içindeyiz ve biz o hızı yakalamak için daha hızlı olmaya çalışıyoruz.
Çekinmeden söyleyeceğim: farenin çarkındayız.
Kimisi ev düzenini, kimisi arkadaşlarını, eşini, kimisi çalışanlarını kontrol etmeye çalışıyor. Herkes birini kontrol etmeye çalışıyor ya da herkesi.
Bir yerde güven yoksa, kontrol etmek isteriz. Tüm dünyanın hissettiği tam olarak bu mudur peki? Kontrol belli bir seviyede düzendir, evet; yönlendirmedir. Fakat bugün yaşadığımız dünyanın şartlarında kontrol, tam olarak güç zehirlenmesidir. Yoğunlaşmış yang enerjisidir.

Bir tarafta toprak elementinin düzeni, istikrarı, planları ve stabilitesi; diğer tarafta havada kalan düşünceler âlemi…
Normalde evet, teslimiyet su ile alakalıdır; akışta olmaktır. Fakat burada havanın o akışkanlığı da es geçilemez. Hava için ne kadar zekâ, iletişim, düşünceler desek de o düşüncelerin kalpten geçişi, kabule geçişi oradan olur.
Aklın kalple barışı tam olarak buradan geçer. Kalp çakrasından bahsettiğimizde hava elementinden söz etmemizin nedeni de budur.
Kalpten geçmeyen hiçbir şey kabul görmez. Haklılık ve haksızlık başlar ve orada kazanan olmaz. Her iki taraf da kendi zihinsel hapishanesini yaşar.
Evet, buradan anlayacağımız gibi zihin en büyük hapishanemizdir. O yüzden ateşten, yani ruhumuzdan, fiziksel alanda toprakla görünür oluruz; yaptıklarımızla.
Ama tüm bu teslim olma hissimiz, “Bu da böyle oldu” diyebilmemiz, kabule geçebilmemiz; su ve hava ile alakalıdır arkadaşlar.

Teslimiyet de, olan da olmayanda da kabuldedir. Her hâliyle tamlık ya da hiçliktir.
Kontrol çok ilginç bir his. İnsan, kontrol edebildiğini fark ettikçe daha nereye kadar kontrol edebileceğini öğrenene kadar durmaz. Bu durumda yaşanacak en belirgin şey, kişinin güç zehirlenmesi yaşamasıdır.
Gözden kaçırdığı ise şudur: Kontrol tarafından kontrol edilmeye başlamıştır. Bu, aynı bize iyi gelmeyen bağımlılıklarımızı hatırlatmalıdır.
İnsanın kendini kontrol edebilmesi, içsel ve dışsal durumları yönlendirebilmesi gerekir, evet. Ama bazen bunun bizim elimizde olmadığını da kabul etmek gerekir.
Bu orta yol bize aynı zamanda, ne kadar büyük bir güç karşısında güçsüz kalmanın gücünü bahşeder.
Bazen bir vazgeçiş, bize yapamadıklarımızın içindeki gücü gösterir. Bu güç, “Ben öyle istiyorum, öyle olacak” hissinin bitiminden doğar.
Önce bir rahatlama ve hüzün gelir, sonra kayıp… Ardından ise ölüm hissi başlar. İşte o ölüm hissi, içimizde yönetemediklerimizin kırılmasıdır.
Her şeyi kontrol edemezsin. İçten içe küçülmüş hissedersin. Fakat o küçüklük aslında sana özünü tekrar hatırlatır ve kalbine dönmeye çağırır.
Çünkü akıl her şeyi hesap eder. “Bu kişiye şöyle davranırsam bana böyle davranır; ben de daha sonra o kişiye bunu yaptırırım” gibi işler…

Özgürlük teslimiyetten geçer. Teslim olamayan her kişi, zihninin hapishanesine mahkûmdur. Özgürlük çıplaklıktır.
Çıplak olmak ama bundan utanmamak… Kendini olduğu hâliyle görüp sevmek… Kendine dönen herkes kendi duyguları, düşünceleri ve eylemleriyle ilgilenir. Kontrol seviyesi ise “Önce kendimi bilmeliyim, sonra haddimi bilmeliyim”e döner.
Ölüm, bildiğimiz gibi yin alanıdır ve biten her bir düşünce, eylem, duygu bizi başka bir forma sokacak yeni bir versiyonu ortaya çıkarır.
Bu, aynı bir bilgisayar oyununda bölüm sonuna gelip yeni bir seviyeye geçmek gibidir. Ölümü kabul etmeyip devam ettiğimizde onu kontrol edemeyiz; olacak güzel potansiyellerimizi öldürmüş oluruz.
Bu potansiyelleri paralel evrenlerdeki versiyonlarımız gibi düşünebiliriz. Yeni versiyonumuza uyanamadığımız zaman büyüme durur. Suçlama, kabulsüzlük, şikâyet enerjileri başlar. Gelişimin olmadığı yerde de teslimiyetten bahsedemeyiz.

Bir gün zincirlerini çözeceksin. İçeri hava girecek… ve sen ilk kez gerçekten nefes alacaksın.


müzik önerisi "Within Temptation - What Have You Done”

Sevgiler,

1 month ago (edited) | [YT] | 2

Eda Baysal

Olasılıklar değişimi.

2 months ago | [YT] | 0

Eda Baysal

İlaçlar mı? Her türlü bağımlılık ve uyuşturucular mı?
Hayaller, halüsinasyonlar mı? Yoksa (ilksel suyun) sınırsız kaynağın bilgisi mi?

Neptün videosunda görüşmek üzere 💙

3 months ago | [YT] | 3

Eda Baysal

Sanrılara yakalanır,
Tüm kalabalıklardan sonra.
Öğretilmiş olan… hani yalnızlıktı.
Yalnızlık, onun yanında
Ait olduğu hiçliğin altın kapısıydı

Eşik bile eşlik eder yalnıza
Sen bir de görsen…
Hoş seslerin altında
Ruhların çığlıkları yükselir,
Kaçıp gidersin mezarlığa.

3 months ago | [YT] | 0

Eda Baysal

Gönülden akmayan gözler
görür dışarıyı mahzen,
içeriden aktığını bilmeden.

Vermez kimseye güzel gözünü, sözünü.
Sessizce işler aklında: aldım, vermem.

Bilmez ki vermeden alınmaz güller.
O sanır yine de aldım, eksik hesap.
Gün gelir, onu biçer.

5 months ago | [YT] | 1

Eda Baysal

Size fırtınanın ortasında nasıl durulacağını gösterdim. Hala fırtınada savruluyorsanız anlattıklarım yerine ulaşmamıştır.

Fırtınayı tüm elementlerde hisset…

5 months ago | [YT] | 3

Eda Baysal

Ouranos

Herkese selam,
2026 yılının ilk paylaşımını, devam eden serimden Astrolojide Uranüs videosu ile yakında sizlerle paylaşacağım.

şimdilik herkese sevgiler 💙

6 months ago (edited) | [YT] | 3