"Cumhurbaşkanına alenen hakaret", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama" suçlamalarıyla Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanan gazeteci Alican Uludağ’ın tahliye edilmesine karar verildi.
5 Mayıs'ta alınan karar, sıradan bir teknik bürokratik güncelleme değil; Türkiye'nin insan zihnini artık stratejik bir alan olarak resmen tanımladığı bir dönüm noktasıdır! 🛡️💻
Algoritmalar artık pasif birer ayna değil. Hangi konunun ülke meselesi gibi hissettirileceğini, hangi duygunun ne zaman yükseleceğini ince ince ayarlayan birer mimari. İnsanlık tarihinde ilk kez, düşüncelerimizin oluşum sürecine bu kadar derin ve görünmez bir müdahale yaşanıyor. 🧠
Ancak bu noktada kritik bir soru karşımıza çıkıyor: "Tehlikeli dezenformasyon" ile "rahatsız edici gerçek" arasındaki sınırı kim, neye göre çizecek? Güvenlik ile sansür arasındaki o ince çizgi, önümüzdeki yılların en büyük tartışma konusu olacak. ⚖️
Çünkü yeni çağın en büyük gücü artık bilgiye sahip olmak değil; insanların neyi gerçek kabul edeceğini belirleyebilmek.
Bugün vitrinler çiçeklerle süslenirken, biz anneliğin gerçek tarihine; bekleyişlerin, kayıpların ve adaletin tarihine bakıyoruz. Hekabe’den Medea’ya, Brecht’in Cesaret Ana’sından Galatasaray Meydanı’nın Cumartesi Anneleri’ne kadar uzanan o derin hafızayı inceliyoruz.
📌 "Yasın tutulamadığı yerde hafıza başlar."
Bahar Akpınar yazdı. Yazının tamamı web sitemizde yayında.
Bir çiftlikten fazlasıydı; Cumhuriyet’in aydınlanma mekânlarından biri olarak üretimin eşitliğe, eşitliğin özgürlüğe dönüştüğü bir yaşam alanıydı. 1925’te üç çadırla başlayan bu hikâye, kısa sürede bir “Cumhuriyet üniversitesi”ne dönüştü; insanların birlikte ürettiği, öğrendiği ve paylaştığı bir kamusal alan yarattı.
Bugün gelinen noktada ise yalnızca toprak kaybı değil; kamusallığın, hafızanın ve bir arada yaşama kültürünün aşındığı uzun bir süreç görülüyor. Parçalanan araziler, değiştirilen mekânlar ve dönüşen kullanım biçimleri, bir mekânın anlamıyla birlikte nasıl dönüştürüldüğünü de ortaya koyuyor.
Ancak bu hikâye sadece kayıplardan ibaret değil. AOÇ, aynı zamanda yıllardır süren bir direnişin mekânı. Mahkeme salonlarından sokaklara uzanan mücadele, yalnızca ağaçları ve toprağı değil; bir fikri, bir Cumhuriyet idealini koruma çabası olarak sürüyor.
Bugün AOÇ’ye bakıldığında yarım kalmış bir hikâye değil, yarım bırakılmamış bir mücadele görülüyor. Çünkü bu topraklar hâlâ şunu söylüyor: Bu hikâye bitmedi.
Demokrasiler kolay kurulmaz, kriz anlarında ilk geri çekilen de çoğu zaman demokrasi olur. Türkiye’de 12 Eylül 1980 darbesiyle başlayan süreç, 2010 ve 2017 referandumlarıyla birlikte farklı bir evreye taşındı.
Veriler ise çarpıcı: Enflasyon, faiz ve yaşam maliyeti artarken; demokrasi, basın özgürlüğü ve hukukun üstünlüğü endekslerinde gerileme var. Cezaevlerindeki artış ve AİHM başvurularındaki yükseliş dikkat çekiyor.
AKP’nin 25 yıllık iktidarında parti yapısının değiştiği ve devlet mekanizmasıyla iç içe geçtiği tartışılıyor.
İktidara yakın bir gazetenin ekonomi yönetimine yönelik sert eleştirileri gündemde. Mehmet Şimşek’i hedef alan manşetler sürerken, aynı grubun bünyesindeki iki büyük fabrikada üretimin durdurulması ve işçilerin ücretsiz izne çıkarılması, reel sektördeki sıkışmayı somut biçimde ortaya koyuyor.
Ekonomi programı uygulanmaya devam ederken, eleştirilerin daha çok isimler üzerinden yürütülmesi dikkat çekiyor. Bakanlar değişiyor, söylemler değişiyor; ancak ekonomik tabloya dair tartışmalar yerinde duruyor.
Enflasyonun gerekçesi her dönemde farklı başlıklarla açıklanırken, sorumluluğun nasıl paylaşıldığı sorusu giderek daha fazla gündeme geliyor. Bu tablo, yalnızca ekonomi yönetimini değil, sistemin işleyişini de tartışmaya açıyor.
Türkiye’de kamuoyunda derin iz bırakan faili meçhul, takipsizlik ve şüpheli ölüm dosyaları yeniden incelemeye alınıyor.
Adalet Bakanlığı’nın kuracağı özel birim; Tahir Elçi’den Nadira Kadirova’ya, Rabia Naz’dan Gülistan Doku’ya uzanan kritik dosyaları “büyüteç” altına alacak.
Süreç; tanıkların yeniden dinlenmesini, delillerin güncel teknolojilerle analiz edilmesini ve eksik soruşturma adımlarının tamamlanmasını kapsıyor.
Ancak mesele sadece hukuki değil. Bu dosyalar, Türkiye’de yargıya güven ve cezasızlık tartışmalarının da merkezinde yer alıyor.
👉 Kamuoyunun beklediği yanıt net: Bu kez sonuç çıkacak mı?
İstanbul’da yaş almış bireylerin yaşam koşulları her geçen gün ağırlaşıyor. İstanbul Planlama Ajansı tarafından yayımlanan “İstanbul’da Yaşlılıkta İyilik Hali Araştırması”, kentteki tabloyu çarpıcı verilerle ortaya koyuyor.
Araştırmaya göre yaşlıların yüzde 38,2’si geçinemediğini belirtirken, yüzde 48,5’i maddi nedenlerle memleketine gidemiyor. Her 5 kişiden biri ihtiyacı olan ilacı alamıyor, üçte biri ise düzenli beslenemiyor.
Gelir eşitsizliği sağlık üzerinde doğrudan etkili. Üst gelir grubunda sağlığını “iyi” olarak tanımlayanların oranı yüzde 62,7 iken, alt gelir grubunda bu oran yüzde 17,1’e kadar düşüyor.
Psikolojik destek ihtiyacı da dikkat çekici. Özellikle kadınlar, erkeklere göre daha fazla destek ihtiyacı hissediyor ancak bu hizmetlere erişim oldukça sınırlı.
📊 İstanbul yaşlanıyor, ama bu süreç eşitsizliklerle birlikte derinleşiyor.
Kısa Dalga TV
"Cumhurbaşkanına alenen hakaret", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama" suçlamalarıyla Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanan gazeteci Alican Uludağ’ın tahliye edilmesine karar verildi.
1 month ago (edited) | [YT] | 86
View 3 replies
Kısa Dalga TV
Güne başlamadan bilmeniz gerekenler. Kısa, net, temiz haberler
Kısa Dalga bültenlerine ücretsiz abone olabilirsiniz.
1 month ago (edited) | [YT] | 13
View 0 replies
Kısa Dalga TV
5 Mayıs'ta alınan karar, sıradan bir teknik bürokratik güncelleme değil; Türkiye'nin insan zihnini artık stratejik bir alan olarak resmen tanımladığı bir dönüm noktasıdır! 🛡️💻
Algoritmalar artık pasif birer ayna değil. Hangi konunun ülke meselesi gibi hissettirileceğini, hangi duygunun ne zaman yükseleceğini ince ince ayarlayan birer mimari. İnsanlık tarihinde ilk kez, düşüncelerimizin oluşum sürecine bu kadar derin ve görünmez bir müdahale yaşanıyor. 🧠
Ancak bu noktada kritik bir soru karşımıza çıkıyor: "Tehlikeli dezenformasyon" ile "rahatsız edici gerçek" arasındaki sınırı kim, neye göre çizecek? Güvenlik ile sansür arasındaki o ince çizgi, önümüzdeki yılların en büyük tartışma konusu olacak. ⚖️
Çünkü yeni çağın en büyük gücü artık bilgiye sahip olmak değil; insanların neyi gerçek kabul edeceğini belirleyebilmek.
Zihinlerimizi algoritmalardan korumak mümkün mü?
1 month ago | [YT] | 16
View 0 replies
Kısa Dalga TV
Bugün vitrinler çiçeklerle süslenirken, biz anneliğin gerçek tarihine; bekleyişlerin, kayıpların ve adaletin tarihine bakıyoruz. Hekabe’den Medea’ya, Brecht’in Cesaret Ana’sından Galatasaray Meydanı’nın Cumartesi Anneleri’ne kadar uzanan o derin hafızayı inceliyoruz.
📌 "Yasın tutulamadığı yerde hafıza başlar."
Bahar Akpınar yazdı.
Yazının tamamı web sitemizde yayında.
1 month ago | [YT] | 47
View 1 reply
Kısa Dalga TV
Atatürk Orman Çiftliği 101 yaşında… 🌿
Bir çiftlikten fazlasıydı; Cumhuriyet’in aydınlanma mekânlarından biri olarak üretimin eşitliğe, eşitliğin özgürlüğe dönüştüğü bir yaşam alanıydı. 1925’te üç çadırla başlayan bu hikâye, kısa sürede bir “Cumhuriyet üniversitesi”ne dönüştü; insanların birlikte ürettiği, öğrendiği ve paylaştığı bir kamusal alan yarattı.
Bugün gelinen noktada ise yalnızca toprak kaybı değil; kamusallığın, hafızanın ve bir arada yaşama kültürünün aşındığı uzun bir süreç görülüyor. Parçalanan araziler, değiştirilen mekânlar ve dönüşen kullanım biçimleri, bir mekânın anlamıyla birlikte nasıl dönüştürüldüğünü de ortaya koyuyor.
Ancak bu hikâye sadece kayıplardan ibaret değil. AOÇ, aynı zamanda yıllardır süren bir direnişin mekânı. Mahkeme salonlarından sokaklara uzanan mücadele, yalnızca ağaçları ve toprağı değil; bir fikri, bir Cumhuriyet idealini koruma çabası olarak sürüyor.
Bugün AOÇ’ye bakıldığında yarım kalmış bir hikâye değil, yarım bırakılmamış bir mücadele görülüyor. Çünkü bu topraklar hâlâ şunu söylüyor: Bu hikâye bitmedi.
2 months ago | [YT] | 43
View 1 reply
Kısa Dalga TV
Demokrasiler kolay kurulmaz, kriz anlarında ilk geri çekilen de çoğu zaman demokrasi olur. Türkiye’de 12 Eylül 1980 darbesiyle başlayan süreç, 2010 ve 2017 referandumlarıyla birlikte farklı bir evreye taşındı.
Veriler ise çarpıcı: Enflasyon, faiz ve yaşam maliyeti artarken; demokrasi, basın özgürlüğü ve hukukun üstünlüğü endekslerinde gerileme var. Cezaevlerindeki artış ve AİHM başvurularındaki yükseliş dikkat çekiyor.
AKP’nin 25 yıllık iktidarında parti yapısının değiştiği ve devlet mekanizmasıyla iç içe geçtiği tartışılıyor.
Sedat Bozkurt yazdı
2 months ago | [YT] | 32
View 0 replies
Kısa Dalga TV
Yerin yedi kat altında çalıştılar.
Karanlıkta, gazla, göçükle…
Sadece kömür değil, ömür çıkardılar.
Bugün Ankara’da, Kurtuluş Parkı’ndalar.
5 aydır ödenmeyen maaşlar, biriken borçlar, kesilen maaşlar ve eksilen hayatlarla direniyorlar.
Bu bir grevden fazlası.
Bu, görünmek isteyen bir hayatın ısrarı.
Parkta çocukların izleri var.
Ama oyun yok.
Bekleyiş var.
Bir işçi “sonuna kadar direneceğiz” diyor.
Sesi yükselmiyor. Ama geri de çekilmiyor.
Çünkü insan aç kalabilir.
Ama her zaman eğilmez.
Ve bazen bir park,
bir ülkenin en ağır cümlesini kurar:
Bu artık geçim değil, haysiyet meselesi.
—
✍️ Hale Gönültaş
2 months ago | [YT] | 96
View 5 replies
Kısa Dalga TV
İktidara yakın bir gazetenin ekonomi yönetimine yönelik sert eleştirileri gündemde. Mehmet Şimşek’i hedef alan manşetler sürerken, aynı grubun bünyesindeki iki büyük fabrikada üretimin durdurulması ve işçilerin ücretsiz izne çıkarılması, reel sektördeki sıkışmayı somut biçimde ortaya koyuyor.
Ekonomi programı uygulanmaya devam ederken, eleştirilerin daha çok isimler üzerinden yürütülmesi dikkat çekiyor. Bakanlar değişiyor, söylemler değişiyor; ancak ekonomik tabloya dair tartışmalar yerinde duruyor.
Enflasyonun gerekçesi her dönemde farklı başlıklarla açıklanırken, sorumluluğun nasıl paylaşıldığı sorusu giderek daha fazla gündeme geliyor. Bu tablo, yalnızca ekonomi yönetimini değil, sistemin işleyişini de tartışmaya açıyor.
Sedat Bozkurt'un yazısı
2 months ago (edited) | [YT] | 27
View 2 replies
Kısa Dalga TV
Türkiye’de kamuoyunda derin iz bırakan faili meçhul, takipsizlik ve şüpheli ölüm dosyaları yeniden incelemeye alınıyor.
Adalet Bakanlığı’nın kuracağı özel birim; Tahir Elçi’den Nadira Kadirova’ya, Rabia Naz’dan Gülistan Doku’ya uzanan kritik dosyaları “büyüteç” altına alacak.
Süreç; tanıkların yeniden dinlenmesini, delillerin güncel teknolojilerle analiz edilmesini ve eksik soruşturma adımlarının tamamlanmasını kapsıyor.
Ancak mesele sadece hukuki değil. Bu dosyalar, Türkiye’de yargıya güven ve cezasızlık tartışmalarının da merkezinde yer alıyor.
👉 Kamuoyunun beklediği yanıt net: Bu kez sonuç çıkacak mı?
2 months ago | [YT] | 48
View 5 replies
Kısa Dalga TV
İstanbul’da yaş almış bireylerin yaşam koşulları her geçen gün ağırlaşıyor. İstanbul Planlama Ajansı tarafından yayımlanan “İstanbul’da Yaşlılıkta İyilik Hali Araştırması”, kentteki tabloyu çarpıcı verilerle ortaya koyuyor.
Araştırmaya göre yaşlıların yüzde 38,2’si geçinemediğini belirtirken, yüzde 48,5’i maddi nedenlerle memleketine gidemiyor. Her 5 kişiden biri ihtiyacı olan ilacı alamıyor, üçte biri ise düzenli beslenemiyor.
Gelir eşitsizliği sağlık üzerinde doğrudan etkili. Üst gelir grubunda sağlığını “iyi” olarak tanımlayanların oranı yüzde 62,7 iken, alt gelir grubunda bu oran yüzde 17,1’e kadar düşüyor.
Psikolojik destek ihtiyacı da dikkat çekici. Özellikle kadınlar, erkeklere göre daha fazla destek ihtiyacı hissediyor ancak bu hizmetlere erişim oldukça sınırlı.
📊 İstanbul yaşlanıyor, ama bu süreç eşitsizliklerle birlikte derinleşiyor.
2 months ago | [YT] | 28
View 2 replies
Load more